bursa escort bayan görükle bayan escort

bursa escort görükle escort

alanya escort bayan antalya escort bodrum escort seks hikayeleri sex hikayeleri

görükle escort escort bayan elit bayan escort escort kızlar bursa vip bayan eskort escort bayanlar escort

Bugun...



Kovit -9 ve okuma fırsatı…

Arşiv Uzmanı Tarihçi Savaş Songur’dan Salgın sürecinde eve kapandığımız günlerde bir fırsat olarak kitap okumayı tavsiye eden bir yazı.

facebook-paylas
Tarih: 07-04-2021 09:06

Kovit -9 ve okuma fırsatı…

Malum bu yıl kütüphaneler haftası, dijital kutlandı. Maalesef üç beş  sosyal medya paylaşımı ile ilköğretim okullarında ve üniversitelerde kütüphane varmış gibi davranıldı. Hatta öyle güzel sosyal paylaşım sloganları bulundu ki bütün okullarda kitaplıktan öte devasa kütüphaneler varmış pozu verildi. Ne yapalım bu yıl da kütüphaneler haftası sanal kaldı. Sanal kutlamalar olsun insanımıza bir şey olmasın.

Kütüphanelerdeki üç beş kitap okuyucusunu bir şekilde bulur. Tarihte olduğu gibi kütüphaneler zincirle bağlanmasın, modern Hülagu’lara kurban gitmesin, Körfez savaşı sonrası Bağdat’taki yağmalanan, çalınan kitaplara benzemesin. 

Hazır fırsat varken, herkes gayr-i ihtiyari eve kapanmışken.  PTT’ye (pijama, terlik, televizyon) oblomovizmine tutulmadan,  imkan nisbetinte bir şeyler okumakta faide var. Herkes kendi ilgisini çeken alanda okumaya devam ettiğinde görecektir ki “dünü öğrendikçe yarını bu günü daha iyi anlayacak, geleceği tanımlama yetisine sahip” olacaktır. Sadece şu sorunun cevabını bulursa yeterli sanıyorum. Ya da kısaca ne oldu da dünya bu hale geldiyi görecektir.

Ne okuyalım, Nasıl okuyalım, Niçin okuyalım, Ne zaman okuyalım, Kimi okuyalım?  5N 1K üzerine üzerine okuma seçimler yapılmalı. Malum gideceğiniz yönü bilmiyorsanız rüzgarın gemiye yardım etmediği gibi okumanın amaca, kişiye, meseleye yönelik olmadıkça hiçbir kıymet-i harbiyesi  yoktur. Hal böyle olunca da okumak “okumak öyle bir şeydir ki yine kendisi ile kaim” halene irca olur.  Yani  okuma basitçe okumadır. Sonrası okuduktan sonra başlıyor zaten.

Kudemamız, okuma yol ve yöntemleri ile ilgili çokça eser telif etmişler. Öyle nadir, öyle nadide eser ve berceste risale(makale)ler husule getirmişlerdir ki hala hepsi birer şaheser durumundadır. Kitap okumada, anlamada, bir şeyi telif ve tavzih etme noktasında kudemayı yakalasak, ah bir o seviyeye gelsek.  Cemil Meriç’in ifadesi ile “Mağradakiler” yerine “Umrandan Uygarlığa” çıkarız diye düşünenlerdenim acizane.  

Okuma kelimesi öyle korkunç bir kelime değil aslında. Yapacak hiçbir şeyi kalmayınca da yönelinecek bir şey değildir. Günlük hayatımızın bir parçasıdır. Mesela benim memleketimde  “okuma” kelimesi ile “davet etme, haber etme, çağırma” anlamına kullanılır. Bu manaya da olsanız bir çağrısı var. 

Öğrenebilirsin dediysek te ancak iş bu kadar basit değil maalesef. Okuma ve öğrenme arasındaki ilişki ne 5N1K ile bitiyor ne de öğrenilecekler bitiyor. Okuma ve öğrenme arasındaki ilişki iktisatçılardan iktibas “sınırlı kaynakları sınırsız ihtiyaçları karşılama” tarifinden daha kesif manalar ihtiva ediyor. En başa dönelim bir şeyler okurken amaca, kişiye, meseleye yönelik okumalara birkaç misal verelim. Misalden önce  küçücük bir hatırlatma yapalım. “Herkes bir şeyin cahilidir. Yeter ki kendi mesleğinin cahili olmasın” olmasın fehvasınca harekette faide vardır. Hal böyle olunca misallerimiz mesleğimizin civarında cevelan edecektir.   

Kitaplara, eserlere erişim konusunda bir küçük not : Corona virüsü hikayesi nedeniyle okulların, cemiyet mekanlarının, tatil edilmesi, uzaktan eğitim metoduna geçiş gibi bir çok hususlar gündeme geldi. Bu duruma bağlı gittikçe yükselen bir tirendle e-kitap, e-dergi, veri tabanlarına açık erişim imkanı artmaktadır. Bu durumun bir iyi yönü vardır. Eğer okumak istiyorsak e-ortamda da olsa erişim imkanlarımız arttı. Ancak bu kadar çok elektronik ortama yönlendirmeyi çok çok iyi takip ve tetkik etmeliyiz. Sanki bu kadar e-yönlendirmenin nereye varacağına bakmak faideden hali değil gibime geliyor. Şaka bir yana demedi demeyin. Aynı mecrada bir bir cümle daha. Herkesin evinde okumak için birkaç eserin bulunmasının gerekliği de bu vesile ile ortaya çıktı. Kovit salgınından bu yana 1 yıl geçti. Yarı açık yarı kapalı bir toplum olduk. Bu ara okuma için inanılmaz bir fırsat olduğunu gördük. Kitap kokusunu sevenler, okurken kitapla konuşanlar, altını çizip, kenarına not düşenler için basılı kitaplar ne kadar da kıymeti haiz nesnelermiş görmüş olduk.

Bu günlerde evde kalma nedeni ile okuma konusunda bana da kitap ve okuma konusunda tavsiyelerim soruldu. Hatta pandemiden bu güne kadar çeşitli sosyal medya ağlarında okuma listeleri verildi.

Bu meyanda biz bir de burada çırpıda okumak için acizane aklıma gelen birkaç güzide eser;

Kitap denildiğinde, okuma denildiğinde doğrudan OKU emr-i ilahisi ile başlayan KİTAP okunur. Zaten (bir yayınevinin de kullandığı üzre) bütün kitaplar O kitabı okumak, anlamak içindir.  

Eğer Tarihe meraklı iseniz, Osmanlı coğrafyasında renk-ahenk bir gezinti yapmak istiyorsanız ;  Haluk Dursun, Nil’den Tuna’ya Osmanlı, Timaş Yay., İst. 2009. Osmanlı medeniyetinin başkentini okumak istiyorum diyorsanız yine yakınlarda kaybettiğimiz rahmetli hocamızdan devam edebilirsiniz.  Haluk Dursun, İstanbul’da Yaşama Sanatı, Ötüken Yay., İst. 2000. İstanbul’u okumaya eski bir İstanbul’lu dan devam etmek isterseniz ilk baskısı 1966da yapılan Semiha Ayverdi, Boğaziçi’nde Tarih, Kubbealtı Yay., 2013 (8.baskı) okuyabilirsiniz. Eğer İstanbul’u bir de yabancı gözünden görmek istiyorum diyorsanız. Girişindeki muhteşem tasvirlere hayran kalacağınız bir yazar Edmondo De Amıcıs’le devam edebilirsiniz. Bana göre çeşitli baskıları yapılan Edmondo De Amıcıs, İstanbul 1874, çev. Beynun Akyavaş, Kültür Bakanlığı Yay., 1981. Kitabını okuyabilirsiniz. Yine aynı yazarın, Çocuk Kalbi, çev. Meryem Mine Çilingiroğlu, İş Bankası Kültür yay, 2012. Kitabını da okumadan geçmemenizi tavsiye ederim.

Eğer batı dünyasını tanımak istiyorsanız kolay olmayacaktır ama yine de birkaç güzide kitap, Aliya İzzet Begoviç, İslam Deklerasyonu, fide yay. İst. 2007,  Ahmet Kavas, İki Din Arasında Fransa, Kitabevi Yay., İstanbul 2011. Batı dünyasının gerçek yüzünü kendilerinin ağzından okumak istiyorum diyorsanız eğer J. M. BlautSömürgeciliğin Dünya Modeli, Coğrafi Yayılmacılık ve Avrupa Merkezci Tarih, çev., Serbun Behçet, Dergah Yay., İst. 2012. Okuyabilirsiniz. Böyle bir sömürgecilik nasıl bir sonuç intaç etti derseniz eğer;  Sylviane A DioufAllah’ın Kulları, Afrika Kıtasında Köleleştirilmiş Afrikalı Müslümanlar, Beyan Yay., İst. 2010. Batı dünyası  meseleye böyle  bakarken Osmanlı Afrika’ya ya da dünyaya nasıl bakmış  diye merak ediyorsanız eğer; yine Ahmet Kavas, Osmanlı-Afrika İlişkileri, Kitabevi Yay. İst. 2011 okuyabilirsiniz.

Eğer ben daha edebi bir şeyler okumak istiyorum diyorsanız. Hem şark hem de garb klasiklerini seçebilirsiniz. Mesela yazarına Nobel edebiyat ödülü kazandırmış olan İvo Andriç, Drina Köprüsü’nü okuyarak hem tarihi roman hem de Sırpların Osmanlı’ya, müslamanlara nasıl baktıklarını görebilirsiniz. Zorlanmak istemiyorum başta söylenildiği gibi basit bir okuma istiyorum diyorsanız, yani biraz oblomovluk yapmak istiyorsanız, İvan Gonçerov, Oblomov romanını okuyabilirsiniz. Günümüzün gözetim toplumunu ilk tarif eden bir roman olarak George Orwell, 1984 de okumakta fayda var.

Batı dünyasını bırakıp biraz şark dünyasına dalalım derseniz. Binbir gece masallarına dalmakta fayda var. Zaten Beydaba’nın Kelile ve Dimne masallarının da sonu gelmeyecektir.  Konuşurken her şeyi hikaye etme kabiliyetimize çok şey katacağından eminim. Daha da uzak doğuya ait gerçek bir hikaye Eleanor Coerr, Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu,( Beyaz Balina Yay. İst. 2019) hiyasini bir çırpıda okuyacağınızdan eminim diyebilirim. Biraz bize yakın bir coğrafyanın kadim Fars kültürünün gümüz yazarlarından  Samed Behrengi, Bir Şeftali Bin Şeftali, (Can Yay. İst. 2015) okumaya başlayabiliriz. Fars kültüründeki Hafız, Ömer Hayyam gibi isimlere belki bir yol açılır.

Osmanlı coğrafyasından bir şeyler okumak istiyorum derseniz ve eğer yönetmek durumunda olduğunuz birileri varsa Ömer Seyfettin, Yüksek Ökçeler den okumaya başlayın derim. Osmanlı Türkçesi baskısını da kolayca bulabileceğiniz de der-hatır edelim.  Bu listeye son olarak bir dene yazısı olarak, A. Ali Ural, Raf Ömrü, Şule Yay., 2019 okuyabilirsiniz. Üstelik başlangıçtaki deneme de okuma üzerine. 

Günümüz meselelerine ışık tutması açısından, İnternetten, Televizyondan vakit bulamıyorum, bulduramıyorum diyorsanız meseleye derli toplu ve öz bir yaklaşım sunan Dijital Mahremiyet, Haz. Harun Özdemir, İnsan ve Hayat Yay. İst. 2020 sadra şifa babının bir cüz’ü olarak tavsiye edilir.

Bu liste uzar gider. Uzayıp gitmesi de lazım. Mesleki okumalar babında İsmail E. Erünsal, Kitap Kültürü serilerini okumak hem meslekten hem yakın meslekten hemde ilim meraklılarına etrafını cami ağyarını mani bir yaklaşım sunacaktır. Sadece ben demiyorum. Konunun hükkamı da böyle buyuruyor.

Bir de ne yazarsa yazsın okuma listesine alınacak ehl-i ilm ve’l-çile insanlar var ki bunların eserleri listesi yapmak haddimizi aşacağı için ismini zikreyleyip sadece ismini yazalım örneğin Cemil Meriç, hangi kitabını hangi makelesini bulursanız sakın kaçırmayın demek yeterli. Nurettin Topçu (özellikle Maarif Davası) ,  Sezai Karakoç gibi dil ve ilim ustaları. Karakoç denince soyadı Karakoç olan şairleri de unutmamak lazım. Abdurrahim Karakoç ve Bahattin Karakoç. Hazır kapı şiirden açılınca Necip Fazılı ve Nazım Hikmeti de okuyun, ama ben sana mecburum diyorsanız Atilla İlhan okuyacaksınız demektir.

Listeye eklenmemiş hacimce, içerikçe devasa, insanları aşan, çağları aşan metinler var. Eğer okumak istiyorsak…




Bu haber 848 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR&SANAT Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI YUKARI