bursa escort bayan görükle bayan escort

bursa escort görükle escort

alanya escort bayan antalya escort bodrum escort seks hikayeleri sex hikayeleri

görükle escort escort bayan elit bayan escort escort kızlar bursa vip bayan eskort escort bayanlar escort

Bugun...



Her şey bir hayal ile başladı. Sanal dünya ve insanları bağlama hayali!

Aslında her şey bir hayal ile başladı. Her şeyi herkesi birbirine bağlama hayali. Hayallere gem vurulmaz. Sınır da konulamaz.

facebook-paylas
Tarih: 28-01-2021 12:59

Her şey bir hayal ile başladı. Sanal dünya ve insanları bağlama hayali!

İki farklı kartviziti ile yaşayanlar sadece işinin / ekmeğinin peşinden giden insanları anlayamazlar. Anlamazlar. Anlamak istemezler. –bu söz burada bir dursun döneceğim

Mobil iletişim teknolojisi o hale inanılmaz bir hal aldı. Beraberinde insanların aklını, benliğini, duygu ve düşüncelerini başlarından aldı. Daha nerelere doğru gideceği de belli değil. Telefonunuzu açtığınızda -hatta bazı programlar için açmadığınızda dahi- mikrofonunuzun sizi dinlediği, kameranın fotoğrafınızı çektiği, kayıtlı tüm bilgilerini tek tek ve defâtle okuduğu, nereye gittiğinizi kaydettiğini ve bütün bunlardan daha fazlasını yaptığını düşünün.

‘Ya bunda ne var’ demeyin bir de şöyle düşünün!

Peşinizde, üzerinizde birisi var. Siz izin verdiniz veya vermediğinizi zannettiniz fark etmez. Sizi asıl varlığınız, kişiliğinizi, kimliğinizi tanıdığı halde size bir numara -ID- veriyor.

Yani size sayı muamelesi yaparak işe başlıyor. O kadar ki sizinle tuvalete bile giriyor.

Ne konuştuğunuzu, kimle konuştuğunuzu dinliyor, kameraya alıyor.

Aklınızdan geçenleri, zihninizden geçenleri okumaya çalışıyor.

Bilgilerinizi başkalarına bazen aleni bazen gizlice satıyor.

Eşinizden çoluk çocuğunuzdan daha iyi tanıyor, onlardan daha çok yönlendiriyor. Büyüklerinize, etrafınıza vurdumduymaz, asi davranmanızı öğütlüyor hatta davrandırıyor. İstisnasız bütün işlerinize karışıyor.

O olmadan iş yapamayacağınız yalanını beyninize çivi gibi çakıyor.

İşini hızlı yaparsın, zevk alırsın, çok vaktin olur diyor. Ama netice hiç te öyle olmuyor. Çalışmanızı istemiyor, ‘aç benimle oyna’ diyor.

Tanıdığınız tanımadığınız kişilerle iletişim kurmanızı, kavga etmenizi istiyor.

Size ahlakdışı, gerçek dışı her şeyi istemediğiniz halde gösteriyor.

Sürekli onu beslemenizi istiyor.

İşinizden, eşinizden çoluk çocuğunuzdan daha çok onunla vakit geçirmenizi istiyor.

En olmadık yerlerde ortaya atılıyor.

İsim değiştirerek, kılık değiştirerek tekrar tekrar karşınıza çıkıyor.

Bütün ayarlamaları kendisi yapıyor.

İşaretlediğiniz ayarları değiştiriyor.

Size rağmen her şeyi yapıyor, size rağmen her şeyi size yaptırıyor.

Sürekli sizden bir adım önde giderek sizin ne düşündüğünüzü biliyor ona göre yolunuzu o çiziyor.

Sağlığınız ile oynuyor, huylarınızı değiştiriyor.

Üstelik bu kişiye sürekli bedel ödüyorsunuz.

Ne kadar sevimli(!) değil mi?

Artık herkesin cebinde böyle biri var.

Dinimizde ilim beşikten mezara idi. İlim ve hilm terk edildi. Şimdi telefon bebeklikten mezarlığa kadar.

Dinimizde ilim beşikten mezara idi. İlim ve hilm terk edildi. Şimdi telefon bebeklikten mezarlığa kadar. Mezarlığa demişken basına yansıdı artık mezar taşlarına da çip takmışlar orada da barkodu okutunca ölü ile konuşuyorsun. –Allah encamımızı hayreylesin-

Her şey bir hayal ile başladı. Her şeyi herkesi birbirine bağlama hayali.

Aslında her şey bir hayal ile başladı. Her şeyi herkesi birbirine bağlama hayali. Hayallere gem vurulmaz. Sınır da konulamaz.

Ademoğlunun şimdiki hayali insanı düşünemez hale getirip adeta kalıbı olan ama içi boş bir robota dönüştürmek, robotları da şekli ne olursa olsun insan gibi düşündürmeye çalışmak. Kısaca insansı robotlar, robotsu insanlar imal etmek. Dünya kuruldu kurulalı insanlar ve toplumlar arasında bir bağ / bağlantı vardır. Ancak önce internet ardından da sosyal medya tüm dünyadaki insanları birbirlerine bağlama vaadi ile ortaya çıktı. Bağladılar da. Sadece elini kolunu değil aklını ve vicdanını da bağladılar.

Bir kendisi olamadı. İnsan olamadı.

Sanal hayal dünyamız bizi sosyalleştirecekti. Sosyalleşmeye sıra gelmeden vakit hırsızı oluverdi. Bu arada iddiası insanların daha çok vakti olacaktı. Nerede o vakit. O vakti yaşayan var mı?

Kısa zamanda kaçacak, sığınılacak, övülecek, sövülecek, dövülecek, sevilecek, yönetecek, yönetilecek, hatta adalet aranacak yer oldu.

Gerçek dünya bölünmüş, yıkılmış, adaletsizlik, hoşgörüsüzlük, açlık, sefalet, göç, soykırım, ırkçılık, kan, gözyaşları ile dönerken sanal dünyada herkes kahraman, bilgili, çözüm odaklı, iyilik sefer, yapıcı, adil oldu. Bir kendisi olamadı. İnsan olamadı.

“Çevrim içi hareketler verisi” sanırım yeni sanal dünyanın sihirli cümlesi bu. Bunları alan, tutan, işleyen, satan, sildim deyip silmeyen, eskisinin üstüne yenisini koyan, kısaca büyüyüp besleyenler ne yapıyor bu cevrim içi sanal hareketleri?

Bu pazarda kimse gül alıp gül satmıyor

Her ne kadar bu dünya sanal olsa da biz gerçeğiz. Ve bir varlığımız var. Varlığımızın dijital iz düşümü sanal dünyada. Kim ne alır kim ne satar bu pazarda? Bu pazarda kimse gül alıp gül satmıyor onu biliyoruz. Öyle ise artık bir ticari meta haline geldiğimizi umarım farkındayızdır.

Bu pazarın değerlileri çok içerik üretenler –sanal dünya besicileri-. Pazarın başına, vitrinin mostrasında onlar var.  Mail adreslerinden, sosyal medya hesaplarına kadar her hangi bir para ödeyerek hesap açan var mı?

Peki bize bunları bedava veriyorlarsa “bayram değil seyran değil” durumu oluşmuyor mu?  Bu dünyada sunulan bilâ bedel ürünlere o derece bağımlı, âşık, meftun hatta mecnun hale getirildi ki insanlar, kim bunu veriyor ama ne istiyor diye sorulmuyor?

Sanal birisi aradaki bütün engelleri aşıyor. Sahi bu sözleşmeleri bir kez olsun okuyan var mı?

Tek bilinen şey bilinmedik bir yöne gittiğimiz. Gittiğimiz bu yönden de korkmamız gerektiğidir.

Peki bu sanal dünyada eline gücü geçirenler yani veriyi depolayanlar ne yapıyorlar?

Hoş şimdiye kadar olan oldu. Bundan sonra daha fazla ne olacak dedirtiyorlar.

Bilmiyorum, aslında kimse bilmiyor.

Tek bilinen şey bilinmedik bir yöne gittiğimiz. Gittiğimiz bu yönden de korkmamız gerektiğidir.

Bence gerçek dünyada söyleyemedikleriniz, yapmadıklarınızı, yapamadıklarınızı sanal dünyada da söylemeyin, yapmayın.

İyilik meleği olarak gönderilen, gösterilen her şey kartvizitin biri, diğeri ise sizi sizden alanlardır.

İyilik meleği olarak gönderilen, gösterilen her şey kartvizitin biri, diğeri ise sizi sizden alanlardır.

‘Bu insani mi?’ diye sormayın. Herkes durduğu sanal noktadan cevap verecektir.

Uzun hikâyenin kısası insanlar / insanlık rahat ve konfor mu tercih edecek başkalarının müdahil olmadığı insani hayat mı?

Siz kaç tane kartvizite sahipsiniz?

Savaş SONGUR – Arşiv Uzmanı Tarihçi / 28.01.2021




Bu haber 526 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TEKNOLOJİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI YUKARI